<link rel="stylesheet" href="styles.f3b1fba60ec7970c.css">

Hayy bin Yakzân’ın İslam Dünyasındaki Bir Alımlanışı: İbnü’n-Nefîs’in er-Risâletü’l-Kâmiliyye fi’s-sîreti’n-Nebeviyye İsimli Eseri

dc.contributor.authorÖzkan, Abdullah
dc.date.accessioned2026-03-14T12:03:54Z
dc.date.available2026-03-14T12:03:54Z
dc.date.issued2025
dc.departmentSiirt Üniversitesi
dc.description.abstractİbn Tufeyl’in Hayy bin Yakzân isimli eseri hem kurgusu hem de konusu itibarıyla İslam düşünce tarihindeki en orijinal eserlerden biridir. Bu eser bir adada yalnız başına var olan ve doğumundan itibaren belli bir yaşa gelene kadar hiçbir insanla iletişimi olmadan yaşayan Hayy’ın hakikate ulaşma serüveninin hikayesidir. Toplumla hiçbir alakası olmadığı için bir haber vasıtasıyla bilgi edinmesi mümkün olmayan Hayy, tüm bunlara rağmen hakikati en doğru biçimiyle elde eder ve hem teorik hem de pratik olarak mükemmel bir varlık haline gelir. Bu kurguyla İbn Tufeyl, insanın vahiyden bağımsız olarak mükemmeliyete ulaşabileceğini ileri sürmekte, Hayy’ın toplumla ilişkisinden sonraki serüveninden anlaşıldığı üzere bu kişinin, zihinleri vahiy tarafından şekillenen kimselerden daha üstün bir bilgi boyutunu temsil ettiğini ima etmektedir. İbnü’n-Nefîs ise Fâdıl bin Nâtık ismiyle meşhur risalesinde İbn Tufeyl’in bu iddialarına cevap vermektedir. Kahramanı Kamil’i tıpkı Hayy gibi bir adada var eden ve zihinsel tekamülünü bu adada tamamlattıran İbnü’n-Nefîs, daha sonra onu toplumsal hayatı zorunlu görerek toplumla buluşturmakta ve onun temsil ettiği bilgiyle toplumu şekillendiren bilginin yani vahyin birbirinden farklı olmadığını iddia etmekte, hatta toplumsal bir varlık olan insan için en doğru ve yararlı bilginin vahiy vasıtasıyla elde edileceğini ima etmektedir. Bu çalışmada öncelikle benzerliğin ortaya konması bakımından bu iki eserin kahramanlarının ortaya çıkış hikayeleri ele alınmış, sonrasında ise vahiyle ilişkilerinde takındıkları farklı tavırlardan hareketle aralarındaki farklılıklar gösterilmeye çalışılmıştır. Bu çalışmanın amacı bu iki eserin Avner Ben-Zaken’in Hay bin Yakzan’ı Okumak isimli eserinde yaptığına benzer şekilde, İbn Nefîs’in eserini İbn Tufeyl’in eserinin İslam dünyasındaki bir alımlanışı şeklinde ele almak ve böylelikle Avrupa ve İslam dünyasındaki alımlanışlar arasındaki farka işaret etmektir.
dc.description.abstractIbn Tufayl’s Hayy bin Yakz?n is one of the most original works in the history of Islamic thought, both in terms of its fiction and its subject matter. This work is the story of the adventure of Hayy, who exists alone on an island and lives without any human contact from his birth until he reaches a certain age. Hayy, who has nothing to do with society and is unable to acquire knowledge through revelation, achieves the truth in its most accurate form despite all this and becomes a perfect being both theoretically and practically. With this fiction, Ibn Tufayl argues that human beings can attain perfection independently of revelation and implies that this person represents a higher dimension of knowledge than those whose minds are shaped by revelation, as understood from Hayy’s adventure after his relationship with society. Ibn al-Naf?s responds to Ibn Tufayl's claims in his famous treatise entitled F??l bin N??iq. Ibn al-Naf?s, who creates his protagonist Kamil on an island just like Hayy and makes him complete his mental development on this island, then brings him together with society by considering social life as a necessity and claims that the knowledge he represents and the knowledge that shapes society, that is, revelation, are not different from each other, and even implies that the most accurate and useful knowledge for human beings, who are social beings, can be obtained through revelation. In this study, firstly, the stories of the emergence of the protagonists of these two works are discussed in order to reveal the similarities, and then the differences between them are tried to be shown based on the different attitudes they adopt in their relations with revelation. The aim of this study is to consider Ibn Naf?s' work as a reception of Ibn Tufayl's work in the Islamic world, similar to what Avner Ben-Zaken did in his Reading Hay bin Yakzan, and thus to point out the difference between the reception in Europe and the Islamic world.
dc.identifier.endpage202
dc.identifier.issn2757-752X
dc.identifier.issn2791-707X
dc.identifier.issue1
dc.identifier.startpage179
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/20.500.12604/10183
dc.identifier.volume12
dc.language.isotr
dc.publisherSiirt Üniversitesi
dc.relation.ispartofMarifetname
dc.relation.publicationcategoryMakale - Ulusal Hakemli Dergi - Kurum Öğretim Elemanı
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.snmzKA_DergiPark_20260310
dc.subjectHistory of Philosophy (Other)
dc.subjectFelsefe Tarihi (Diğer)
dc.titleHayy bin Yakzân’ın İslam Dünyasındaki Bir Alımlanışı: İbnü’n-Nefîs’in er-Risâletü’l-Kâmiliyye fi’s-sîreti’n-Nebeviyye İsimli Eseri
dc.title.alternativeA Reception of Hayy bin Yakz?n in the Islamic World: Ibn al-Naf?s' al-Ris?lat al-K?miliyya fi al-s?rat al-Nabawiyya
dc.typeArticle

Dosyalar