Yeni Otoriteryanizm Eğilimi ve Devrim Hakkı Problemi
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Bu çalışma yeni otoriteryanizm ve devrim hakkı problemi üzerinedir. Çalışmanın temel problematiğini yeni otoriteryanizm eğilimi karşısında insanlara devrim hakkının tanınıp tanınmayacağı sorusu oluşturmaktadır. Bu yeni otoriteryanizm eğilimi karşısında insanlara devrim hakkı tanınmalı mıdır? Eğer insanlara devrim hakkı tanınırsa, bu hak ne zaman ortaya çıkacaktır? Bu sorular üzerinden çerçevesini çizdiğimiz bu çalışmayı Thomas Hobbes ve John Locke üzerinden incelemeye çalışacağız. Hobbes’un ve Locke’un devrim hakkı üzerine düşüncelerinin temelinde onların doğa durumu tasviri yatmaktadır. Hobbes ve Locke’un doğa durumunu tasvir etme şekli de önce toplum sözleşmesi üzerine fikirlerini, daha sonra devlete ve en nihayetinde devrim üzerine fikirlerini şekillendirmiştir. Hobbes doğa durumunu savaş durumu olarak tasvir etmiştir. Savaş durumundan kurtulmak için insanlar bütün yetkilerini devlete devretmişlerdir. Bütün yetkileri elinde toplayan devlet devrimden muaftır çünkü devlet sınırlarını aşsa bile devrimle birlikte ortaya çıkacak olan doğa durumundan çok daha iyidir. Locke ise doğa durumunun daha barışçıl bir niteliğine sahip olduğunu vurgular. İnsanlar devlete sadece mülkiyeti koruma iktidarı ve cezalandırma iktidarı devretmiştir. Bu yüzden, devlet uyrukları üzerinde sınırlı bir güce sahiptir. Sınırlı güce sahip olan devlet devrimden muaf değildir.












