<link rel="stylesheet" href="styles.f3b1fba60ec7970c.css">

Bireyin Anlam Serüveni: Rasyonel Düzen, İlahi Hakikat ve Birlikte Varoluş

dc.contributor.authorDemir, Ata
dc.date.accessioned2026-03-14T12:00:52Z
dc.date.available2026-03-14T12:00:52Z
dc.date.issued2025
dc.departmentSiirt Üniversitesi
dc.description.abstractBireyin anlam arayışı, felsefenin en temel meselelerinden biri olarak ta-rih bo-yunca farklı şekillerde ele alınmıştır. Platon’un rasyonel düzen anlayı-şı, Au-gustinus’un ilahi hakikat kavrayışı ve Jean-Luc Nancy’nin birlikte varoluş perspektifi, bireyin kendini ve varoluşunu nasıl anlamlandırdığına dair üç farklı yaklaşımı temsil etmektedir. Bu makale, Platon, Augustinus ve Jean-Luc Nancy’nin yaklaşımları çerçevesinde bireyin anlam arayışını de-ğerlendirerek, farklı çağlarda bireyin nasıl konumlandırıldığını incelemekte-dir. Antik dönemi temsilen Platon, bireyin anlamını akıl ve erdem temelinde ele alır. Ona göre insan, ruhunun üç bölümü—akıl, arzu ve öfke- arasında uyum sağladığında hakikate ulaşabilir. “İdeal Devlet” modeli, bireyin top-lumsal düzen içinde kendini gerçekleştirmesi gerektiğini inceler. Platon’a göre birey, rasyonel bir düzenin parçası olarak var olur ve hakikat ancak akıl yoluyla keşfedilebilir. Platoncu anlam arayışı, Orta Çağ’da ciddi bir dö-nüşüm geçirmiştir. Hristiyan-lık inancının ilk büyük sistemleştiricisi olarak Augustinus, bireyin anlam ara-yışını Tanrı’ya yönelim ekseninde açıklar. Ona göre insan, dünyevi arzuların peşinden gitmek yerine ilahi hakikate ulaşmaya çalışmalıdır. “İlahi Kent” mo-deli, bireyin maddi dünyadan ziya-de manevi bir düzlemde anlam kazandığını savunur. Augustinus’a göre birey, hakikati yalnızca Tanrı’nın ışığında bulabi-lir ve gerçek özgürlük an-cak ilahi hakikate teslimiyetle mümkündür. Çağdaş dönemin felsefi akımla-rından Postmodernist bir yaklaşım sergileyen Nancy, bireyin anlamını birlik-te varoluş çerçevesinde değerlendirir. Ona göre birey, yalnızca kendi özün-den ibaret değildir; anlam, bireyin başkalarıyla kurduğu ilişkiler ve ortak deneyimler içinde ortaya çıkar. Platon’un rasyonelliği ve Au-gustinus’un aşkın hakikat anlayışının aksine Nancy, bireyin topluluk içinde var olduğu-nu ve anlamın kolektif bir süreç olduğunu savunur. Bu üç filozo-fun pers-pektifleri, bireyin anlam arayışının felsefi, dini ve varoluşsal boyutla-rını gözler önüne sermektedir. Makale, bu düşünürleri karşılaştırarak bireyin anlam serüveninin tarihsel dönüşümünü analiz etmektedir.
dc.identifier.doi10.56720/mevzu.1670589
dc.identifier.endpage405
dc.identifier.issn2667-8772
dc.identifier.issue14
dc.identifier.startpage367
dc.identifier.trdizinid1345469
dc.identifier.urihttps://doi.org/10.56720/mevzu.1670589
dc.identifier.urihttps://search.trdizin.gov.tr/tr/yayin/detay/1345469
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/20.500.12604/9487
dc.indekslendigikaynakTR-Dizin
dc.language.isotr
dc.relation.ispartofMevzu –Sosyal bilimler dergisi (Online)
dc.relation.publicationcategoryMakale - Ulusal Hakemli Dergi - Kurum Öğretim Elemanı
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.snmzKA_TR-Dizin_20260310
dc.subjectİlişkisellik, Akıl, Platon, Agustinus, Dini Hakikat, Nancy
dc.titleBireyin Anlam Serüveni: Rasyonel Düzen, İlahi Hakikat ve Birlikte Varoluş
dc.typeArticle

Dosyalar