<link rel="stylesheet" href="styles.f3b1fba60ec7970c.css">

Planlamasız kırsal mı, plancısız planlama mı? Türkiye’de kırsal mekâna müdahale araçlarının şehir planlama perspektifinden eleştirel bir analizi

dc.contributor.authorKoçak, Eda
dc.date.accessioned2026-10-23T18:04:17Z
dc.date.available2026-10-23T18:04:17Z
dc.date.issued2026
dc.departmentSiirt Üniversitesi
dc.description.abstractGiriş ve Hedefler Türkiye’de kırsal alanlar, planlama disiplini içerisinde genellikle kentsel alanların gölgesinde kalmıştır. Bu çalışma, kırsal mekânı dönüştüren arazi toplulaştırma projeleri ile köy yerleşme planlarını şehir planlama perspektifinden eleştirel bir yaklaşımla incelemektedir. Araştırmada, 6360 sayılı Kanunla köylerin mahalleye dönüştürülmesinin yarattığı boşluk “planlamasız kırsal” olarak tanımlanırken; bu alanlardaki düzenlemelerin mühendislik odaklı yürütülmesi “plancısız planlama” kavramıyla açıklanmaktadır. Yöntemler Araştırmada nitel ve nicel yöntemlerin bir arada kullanıldığı karma bir yaklaşım benimsenmiştir. İlgili mevzuat, üst ölçekli strateji belgeleri ve kurumsal veriler nitel içerik analizine tabi tutulmuş ve kurumlar arası yetki matrisi oluşturulmuştur. Nicel boyutta ise, Devlet Su İşleri’nin (DSİ) 2020-2024 yılları arasındaki kümülatif tescil verileri kullanılarak En Küçük Kareler (OLS) yöntemine dayalı Basit Doğrusal Regresyon analizi uygulanmış ve sürecin zamansal ilerleyiş hızı modellenmiştir. Bulgular Arazi toplulaştırması tarımsal verimlilik ve akaryakıt tasarrufu gibi alanlarda teknik başarı sağlasa da; sosyal dokunun korunması, ekolojik koridorlar, peyzaj bütünlüğü ve yerel katılım boyutlarında yetersiz kalmaktadır. Uygulanan regresyon modeli (Ŷ = 0,313X-0,35; R2 Y ˆ=0,313X-0,35;R^2≈0,949), Türkiye'de yıllık ortalama 313 bin hektar arazinin tescil edilebildiğini göstermektedir. Bu mevcut ilerleme hızıyla, toplulaştırmaya uygun 14,3 milyon hektarlık alanın ancak 2047 yılında tamamlanabileceği ve bu uzun sürecin kırsal peyzajda tahribatı derinleştireceği saptanmıştır. Ayrıca, genel imar mevzuatından kopuk yürütülen köy yerleşme planlarının kırsal kimliği korumada zayıf kaldığı belirlenmiştir. Sonuçlar Elde edilen sonuçlar, Türkiye’de parçacıl ve mühendislik odaklı müdahaleler yerine; peyzaj ekolojisini, yerel mimariyi ve sosyal dinamikleri kapsayan “Bütünleşik Kırsal Mekânsal Planlama” modelinin acilen hayata geçirilmesi gerektiğini göstermektedir. Bu süreçte, şehir plancılarının stratejik ve kurumsal rolünün yasal mevzuatla yeniden tanımlanması ve uygulamalara dâhil edilmesi büyük önem taşımaktadır.
dc.identifier.dergipark1979614
dc.identifier.doi10.53516/ajfr.1979614
dc.identifier.issn1309-856X
dc.identifier.issn2564-7660
dc.identifier.issue13
dc.identifier.orcid0000-0003-2153-0636
dc.identifier.urihttps://doi.org/10.53516/ajfr.1979614
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/20.500.12604/10885
dc.institutionauthorKoçak, Eda
dc.language.isotr
dc.publisherCankiri Karatekin University
dc.relation.ispartofAnadolu Orman Araştırmaları Dergisi
dc.relation.publicationcategoryMakale - Ulusal Hakemli Dergi - Kurum Öğretim Elemanı
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.snmzKA_DergiPark_20261017
dc.subjectKırsal planlama
dc.subjectköy yerleşme planları
dc.subjectarazi toplulaştırma
dc.subjectzaman serisi analizi
dc.titlePlanlamasız kırsal mı, plancısız planlama mı? Türkiye’de kırsal mekâna müdahale araçlarının şehir planlama perspektifinden eleştirel bir analizi
dc.title.alternativeUnplanned rural areas or planning without planners? A critical analysis of tools for intervening in rural spaces in Türkiye from an urban planning perspective
dc.typeArticle

Dosyalar