Kurumsal Kalitenin Ekonomik Büyüme ve Kişi Başına Gelir Üzerindeki Etkileri: G-7 ve BRICS-T Ülkeleri İçin CS-ARDL Analizi
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Bu çalışma, kurumsal kalitenin kısa dönemli ekonomik büyüme ve uzun dönemli kişi başı gelir üzerindeki dinamik etkilerini, gelişmiş (G-7) ve gelişmekte olan (BRICS-T) ekonomiler bağlamında karşılaştırmalı olarak incelemektedir. 2002-2024 dönemini kapsayan panel veri seti kullanılarak yatay kesit bağımlılığı ve eğim heterojenliğini dikkate alan CS-ARDL tahmincisi temel analiz aracı olarak, CS-ECM tahmincisi ise sağlamlık kontrolü amacıyla kullanılmıştır. Bileşik endeks yaklaşımının olası maskeleme ve çoklu doğrusal bağlantı sorunlarını önlemek amacıyla hükümet etkinliği, hukukun üstünlüğü, siyasi istikrar, yolsuzluk kontrolü ve hesap verebilirlikten oluşan beş kurumsal kalite göstergesi ayrı ayrı modellenmiş ve toplam 20 farklı tahmin gerçekleştirilmiştir. Ekonomik büyüme ve kişi başı gelir bağımlı değişkenler olarak kullanılırken kontrol değişkenleri olarak enflasyon oranı ve ticari açıklık kullanılmıştır. Ampirik bulgular, kısa dönemde her iki ülke grubunda kurumsal kalite göstergelerinin büyüme üzerindeki etkisinin sınırlı olduğunu göstermektedir. G-7’de yalnızca hukukun üstünlüğü beklenmedik biçimde negatif bir etki sergilerken, BRICS-T’de kurumsal kalite göstergelerinin etkileri istatistiksel olarak anlamsızdır. Uzun dönemde ise BRICS-T’de hukukun üstünlüğü ve yolsuzluk kontrolü modellerinde, G-7’de siyasi istikrar ve hesap verebilirlik modellerinde anlamlı hata düzeltme mekanizmaları (ECT) tespit edilmiştir. Sağlamlık kontrolünde bileşik endeks kullanımının temel modellerden farklı sonuçlar üretmesi kurumsal yapının tek bir bileşik ölçü yerine alt boyutları temelinde incelenmesi gerektiğini göstermiştir. Çalışma, kurumsal kalitenin makroekonomik etkilerinin gelişmişlik evrelerine göre asimetrik bir yapı sergilediğini ortaya koyarak kurumsal reformların tek tip bir yaklaşımla uygulanmak yerine ülkelere özgü yapısal koşullara göre uyarlanması gerektiğini vurgulamaktadır. Ayrıca, bileşik endeks kullanımının kurumsal göstergelerin heterojen etkilerini gizleyebileceğini ortaya koyarak literatüre yöntemsel olarak katkı sunmakta ve gelecekteki araştırmalarda ayrıştırılmış bir analitik çerçevenin kullanılmasını önermektedir.












