<link rel="stylesheet" href="styles.f3b1fba60ec7970c.css">

Mütekaddimîn Dönemi Eş‘arî Kelamında İlâhî Hikmet: Hikmet Neden Salt Fayda Olarak Yorumlanamaz?

dc.contributor.authorGültekin
dc.contributor.authorMuhammed Bilal
dc.date.accessioned2026-10-23T18:09:51Z
dc.date.available2026-10-23T18:09:51Z
dc.date.issued2025
dc.departmentSiirt Üniversitesi
dc.description.abstractBu makale
dc.description.abstractmütekaddimîn dönemi Eş‘arî kelamında hikmet kavramının mahiyetini ve bu kavramın ilâhî fiillere nasıl uygulandığını tartışmaktadır. Makalenin temel sorunsalı
dc.description.abstractilâhî bir fiilin hikmetli olarak nitelendirilmesini sağlayan unsurların mahiyetidir. Kelâm ekolleri Allah’ın “hakîm” sıfatıyla nitelenmesi konusunda ittifak etseler de hikmetin tanımı ve ilâhî fiillerdeki anlamı hususunda fikir ayrılıkları yaşamışlardır. Bu bağlamda hikmet kavramına dair birbirinden farklı iki yaklaşım içerinde bulunan Eş‘ariyye ve Mu’tezile ekollerinin görüşleri Eş‘ariyye’nin Mu’tezile eleştirisi üzerinden ele alınmıştır. Eş‘arîler
dc.description.abstractAllah’ın fiillerinin hikmet çerçevesinde gerçekleştirdiğini kabul etmekle birlikte
dc.description.abstractbu hikmetin anlamını Mu‘tezile'nin ileri sürdüğü gibi salt fayda temelli olarak değil; Allah’ın irade ve ilmine mutabık olarak gerçekleşmesi şeklinde yorumlamışlardır. Ortaya koymuş oldukları görüşleri itibariyle ilâhî fiillerdeki hikmeti âleme yansıyan bir nizam çerçevesinde değerlendirmişlerdir. Eş’arîlere göre Allah’ın fiillerinin sonucu itibariyle kula yönelik birtakım faydalar söz konusu ise de Mu‘tezile’nin iddia ettiği gibi her fiilini zorunlu olarak faydayı gözeterek yapmaz. Mu‘tezile düşüncesinde adalet ilkesinin bir uzantısı olarak şekillenen
dc.description.abstractilâhî fiilleri garaz ve illet kavramlarına bağlı olarak fayda üzerinden açıklanan hikmet yaklaşımına karşı Eş‘arîler
dc.description.abstractbaşta istidlâl bi’ş-şâhid ale’l-gâib yönteminin bu bağlamda geçersizliğini savunarak hüsün-kubuh ve salah-aslah problemleri üzerinden Mu‘tezileye itiraz ederler. Eş‘arî kelamcılar
dc.description.abstractilâhî fiillerin bir amaca (garaz) yönelmiş olmasının Allah’ı ihtiyaç sahibi kılacağını ve bu durumun O’nun yüceliliği ile çelişeceğini belirtmişlerdir. Bu itibarla da ilâhî fiillerde garaz ve illet kavramları yerine irade kavramının kullanılması gerektiğini savunmuşlardır. Bu doğrultuda makale
dc.description.abstractEş‘arîlerin irade merkezli Tanrı tasavvuru çerçevesinde
dc.description.abstractMu’tezile’nin ilâhî fiilleri şâhid âlemden hareketle fayda odaklı sınırlandırmaya karşı sunmuş oldukları eleştiriyi ortaya koymaktadır. Ayrıca
dc.description.abstractilâhî fiillerde fayda aramanın ya da aslah olanın yapılmasını zorunlu görmenin
dc.description.abstractAllah’ın fiillerini belirli bir ahlâkî zorunlulukla sınırlamak anlamına geleceği eleştirisi öne çıkar. Eş‘arîlerin bu bağlamda başvurduğu temel argümanları; salah-aslah tartışmaları bağlamında faydayı hikmetin ölçütü saymanın
dc.description.abstractTanrı’nın irade ve kudretine bir tür sınırlama getirdiği yönündeki eleştiriler ele alınmıştır. Özellikle salah-aslah tartışmaları bağlamında
dc.description.abstractdünyadaki acıların
dc.description.abstracthastalıkların ve kâfirlerin yaratılması gibi olguların salt insan merkezli bir fayda anlayışıyla açıklanamayacağını; hikmetin ölçütünün fayda olarak kabul edilmesiyle
dc.description.abstractAllah’ın insanları imtihan zorluğuna tabi tutmaksızın doğrudan cennette yaratması gerektiğini savunmuşlardır. Sonuç olarak bu çalışma
dc.description.abstractEş‘arî ekolünün hikmeti
dc.description.abstractilâhî fiillerin değerini faydaya dayandırmaksızın
dc.description.abstractAllah’ın ezelî ilmi ve iradesiyle temellendirdiğini ve bu yönüyle hikmeti kullara yönelik faydadan bağımsız
dc.description.abstractAllah’ın fiillerinde ahlâkî veya aklî zorunluluk değil
dc.description.abstractmutlak irade ve ezelî ilmin belirleyici olduğu bir ilkeye dayandırdığını ortaya koymaktadır. Bu yaklaşım
dc.description.abstractEş‘arî kelamının Tanrı tasavvurunda irade ve kudret merkezli paradigmanın belirleyiciliğini yansıtır.
dc.identifier.doi10.18317/kaderdergi.1636319
dc.identifier.endpage470
dc.identifier.issn2602-2710
dc.identifier.issue2
dc.identifier.startpage441
dc.identifier.trdizinid1379802
dc.identifier.urihttps://doi.org/10.18317/kaderdergi.1636319
dc.identifier.urihttps://search.trdizin.gov.tr/tr/yayin/detay/1379802
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/20.500.12604/11744
dc.identifier.volume23
dc.indekslendigikaynakTR-Dizin
dc.institutionauthorGültekin
dc.institutionauthorMuhammed Bilal
dc.language.isotr
dc.relation.ispartofKader
dc.relation.publicationcategoryMakale - Ulusal Hakemli Dergi - Kurum Öğretim Elemanı
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.snmzKA_TR_20261017
dc.subjectDin Bilimi
dc.subjectFelsefe
dc.titleMütekaddimîn Dönemi Eş‘arî Kelamında İlâhî Hikmet: Hikmet Neden Salt Fayda Olarak Yorumlanamaz?
dc.typeArticle

Dosyalar